6 Nisan 2009 Pazartesi

now

if two people love each other,
but they just can't seem to get it together,
when do you get to that point of enough is enough?..



never..

.)

söylenmeyecek kelimeler konusunda usta oldugumu sanıyorum bazı durumlarda
mesela ölen birnin ardından yakınına allah kavuştursun demek(bu örnek)
yada seni seviyorum diyen kişiye sağol demek
yada gene vefat eden kişi arkından başı sağolsun demek
yada yakınına geçmiş olsun demek(ne geçicek ölen ölmüş!)
hatırladıkça türevleri arttırıcam
neden böyleyim ben ya..
hmmmm

one fine day

after a long time diye başlayan cümleler paragraflar düz yazılar hikayeler kurmak geçiyor içimden ama
DUR
durdum ok
umursuzlugumun sonlanıp küllerinden dogdugu noktadayım
eski şarkıların
güzel yerlerin
eski anıları canlandırmadıgını eskisi yenisi gereksiz her insan parçacıgını aklımdan oynattıgımı farketmek..
hem hüzünlü hemde rahatlatıcı..
yaptıkları işlere yazdıkları yazılara baksam da ..
0+0 elde var sıfır
hala bakıyorsun bu da birşeydir diyorum
ama değil
kafamı TV ye çevirdiğim an
yokoluyorlar
o yüzden bu post u onlara adamaya karar verdim
ne kadar bünyem tarafından gereksiz bulunup kusulmuş olsalarda bir zamanlar hayatımda bulunmuş insanlara..

1 dk lık saygı duruşu
.........................................................
yeterli.)

anywayzzz
I had the most lovely day this weekend
after a week full of unpleasent news...(rest in peace..)
the weekend was like a fresh mint flavoured deep breath!
I m glad that I still know how to breathe after all..





dml

2 Nisan 2009 Perşembe

simian mobile disco




bazı günler cidden bana uygun oldugunu düşündüğüm parça
gümbür gümbür bir bass eşliğinde
sinir bozucu derecede seri yanıp sönen ışıklar
ve dans..

31 Mart 2009 Salı

from this and that:

from next table:
"-kardeşler birbirini niye çıplak görmüyor?
-selülitten çatlağa atlayan muhabbet..
-aktar çözümleri
-pardon ne yazıyorsunuz?
-kadınlar ve erkekler:
ya nasıl yapıyorsunuz anlamıyorum yani evde yaşayan bir kadın la???"

erkeklerinde kadınalrında yanıldıkları ortak mevzu bence karşılarındakileri(erkek yada kadın)kendilerinden farklı sanmaları..Sen aldatıyorsan o da aldatabilir. Sen aldatmayı düşünebiliyorsan o da düşünebilir?..
every'fuckin'thing s possible.
why r u still thinkin' da u r a little special precious than?.)

Anyways..
for the girl:
I m just starting with you..be ready than..

for the boy1:
I dunno what u r up to
I really dun care..just be carefull..;

for boy2:
sure you r an ass.)but u r still cute
so
I forgive u..everybody needs some fresh air sometimes.)

for him:
likeable boy..

getting jealous:
I might be the most jealous person in the world..for sure..
but one thing s more sure that I m also the calm'est'..
so..
I went to a bar..
took out my notebook
looked around ..saw somethings, noted somethings
someone asked me what I m writin'
I answered him cause he was pleasent.)
but I lied to him and I ve no regrets about id.) after it all..he was just somebody..

I m having lots of fun these dayz..I hope em to continue this way..
cause I like myself more when I m having fun..
and when I like myself more..
whatever.)
cya



and the quote:
"writing makes me calm..and not only easy calm, calm in any situation.. it can be a "feeling" that I m writing or a song lyric or somebodies words or may be a menu line..everything..so I reccomend u to write..it s also interesting.)"



22 Mart 2009 Pazar

dml list of the day

-sugarcult-counting stars
(crashing down was my biggest mistake)
-yann tiersen-la dispute
-metric-siamese cities
-duman-melek
(aldırmazsan aldırma ama kendini kandırman gerek)
-gary jules-mad world
(..kind a funny,I find it kind a sad..)
-I am Kloot-Proof
(who am I without you?)
-yann tiersen-monochrome
(dont worry,I often go to dinners and parties)
-stereophonics-mr.writer
(Would you like to stone me?)
-bon jovi-I ll be there for u
(words cant say what love can do)
-beck-everybody's gotta learn sometimes
(change your heart)
-damien rice-amie
(Nothing unusual, nothing's changed just a little older that's all)
-nicki parrot-moon river
(Wherever youre going Im going your way)
-nelly furtado-say it right
(you don't mean nothing at all to me)
-lynyrd skynyrd-simple man
(Be something you love and understand)
-the fray-how to save a life
(As he begins to raise his voice you lower yours and grant him one last choice)
-anna nalick-wreck of the day
(If this is giving up, then I'm giving up)
-aimee mann-it's not
(People are tricky, you cant afford to show anything risky, anything they dont know)
-DJ shadow-six days
(You never thought we'd go to war after all the things we saw its April Fools' day)
-fall otu boy-dance dance
(If they knew how misery loved me)
-placebo-I know
(I know the past will catch you up as you run faster)
-duman-aman aman
(sıraya dizdin bizi zaman)

20 Mart 2009 Cuma

What's a girl to do?-bat for lashes





klip, müzik, sözler..
herşeyi tamam
herşeyi



We walked arm in arm
But I didn't feel his touch
A desire I'd first tried to hide,
That tingling inside was gone
And when he asked me:
'do you still love me?'
I had to look away
I didn't want to tell him
That my heart grows colder with each day

When you love someone
But the thrill is gone
And your kisses at night
Are replaced with tears
And when your dreams are on
A train to train wreck town
Then I ask you now, what's a girl to do?

He said he'd take me away
That we'd work things out
And I didn't want to tell him
But it was then I had to say
Over the times we've shared
It's all blackened out
And my bat lightning heart
Wants to fly away

When you love someone
But the thrill is gone
And your kisses at night
Are replaced with tears
And when your dreams are on
A train to train wreck town
Then I ask you now, what's a girl to do?

What's a girl to do?
What's a girl to do?
What's a girl to do?

16 Mart 2009 Pazartesi

mevsim bahar olunca

bu yıl ki ada açılışımızıda yapmış bulunuyoruz.
özlemişim
seçim tantanasının deniz aşırına da ulaştıgını acıyla görmüş olmakla birlikte ada her zamanki huzur yumağı
at ların tıkırtısı geçsin diye gerçi hayvancağızların ayaklarına nalla birlikte lastikte çakmaya başlamışlar.))
çok güldüm
(bildiğiniz araba lastiği parçaları hemde)
kedileri mıncıklaya mıncıklaya
köpekleri seve seve
yolu yarıladık kiliseye
çoğu bina tadilatta
mevsim gereği
köşklere gene içim gitti
meşhur ideal pansiyona da baktık bu sefer iyice bi
malum ekşide olsun
itü de olsun
biton yorum var hakkında
olumlu olumsuz
valla benim görüşüm olumsuz yorumların hakkını veririm.))
ama sonuçta
beklentiyi gayet açık belirtiyo mekan
eski dökülüyo ama sanırım ilkbahar yaz için gerçekten "ideal" olabilir.))
uzun bir yürüyüşün ardından adanın tepesine vardık ve arkadaki enfes manzaraya doğru konuşlanıp şarabımızı yudumlamaya basladık..
o manzara..
istanbula hem bu kdr yakın olup hemde bu kdr dışında olmak..
doğdugumdan beri cadde de yaşamanın getirilerinden olsa gerek
ada kavramı eskiye dayanıyo bende
ordan okula gidip gelen arkadaşlarım bile vardı okulda
böyle böyle laf lafı açtı gelecek konuları falan
kendimi aile ve çocuk kavramına çok uzak bulsamda
sanırım çocugum olursa kesinlikle özel okulda eğitim görmesini isterim
sonuçta verebileceğim en iyi çevre ve eğitimi vermek sanırım benim de bir nevi görevim
ve devlet liselerine ilk-orta okullarına fln bakıyorumda yada ordan yetişmiş insanlara
tabiiki istisnalar kaideyi bozmazda
geçimişten günümüze hızla yozlaştıkları kesin
sonuçta acı ama gerçek para herşeyi satın aldıgı gibi eğitiminde en iyisini alıyor sanırım
bu yüzden biton içi boşaltıl mış ilk öğretim ve üniversite mevcut..
neyse
tam bunlara dalmış gitmişken maviye karşı
eeeh dedm bana 10 yıl sonranın planını yaptırıyosun:)))
ve konu kapandı
biraz daha muhabbet
biraz sessizlik..biraz kıkırdaşma
illede müzik eşliğinde
akşamı ettikten sonraa
başladık o korkunç yokuşu inmeye
neymiiiş
yağmur çiselerse spor ayakkabılar kayarmış.))
neymiiş spor ayakkabılar kaydıgında insanın yanına 1 çift güçlü kol lazımmış.))
adanın hit i her zaman waffle dır dolayısıyla ondan da eksik kalmadık
vapurumuza da geç kalmadık tam vaktinde vardık
çok güzel bi pazardı..
uzun süre sonra çok iyi geldi.))
bugn bütün gün korkunç dinlenmiş haldeydim
tek tel kasım da bile ağrı yok..
en kötü günümüz böyle olsun diyerek kapattık pazar günümüzle geçen haftayı..
en kötü günümüz gerçekten böyle olsun.)




10 Mart 2009 Salı

yasık

tanımış oldugum insanların hayatlarından parçalar gördükçe..
aynı kalmaya sevinir oldum..

6 Mart 2009 Cuma

dialog

goccia:
peki
goccia:
eskiden bi insanı üzmek konusunda
goccia:
onunda annesi var
goccia:
ona da değer veren biri var
goccia:
bnm bunları yaptıgımı görse nasıl hisseder diye düşünürdüm
goccia:
hala öyle düşünüyorum
goccia:
aynısı cansız maddeler içinde geçerli
goccia:
o bunu bu vakte kdr saklamış kollamış
goccia:
ben kimimki bunu mafediyim?
goccia:
şimdi düşünüyorumda
goccia:
maddeler için
goccia:
ya bana verilmiş
goccia:
yada aldıgımda bişey denmemiş
goccia:
dolayısıyla artık bnm sorumluluğumda
goccia:
kimsenin değil..
goccia:
neden dert ediyim vermeseydin.
goccia:
insanlar içinde
goccia:
tamamen kendi istekleriyle karşımdalar
goccia:
gelmeselerdi
goccia:
kalmasalardı
goccia:
değer veren kişileri bnmle olmalarına engel olsaydı
goccia:
bnm gibi insanlarla olmalarına
goccia:
olmadılarsa
goccia:
neden sorumlusu ben olayım

2 Mart 2009 Pazartesi

sevgi

sevginin gücüne sahip oldukça insanlar,
çürüklerin yanında bozulmaktan korkmamalıdır.

16 Şubat 2009 Pazartesi

too little too late

tie my right hand to the..

10 Şubat 2009 Salı

hm

the chance of the bread falling with the buttered side down is directly proportional to the cost of the carpet

9 Şubat 2009 Pazartesi

wash it

pembe lerden kayarak mavinin ortasına oturdum
sağım solum mavi.. aşası yukarısı pembe
kulağımdaki melodi
"tanıdık değil mi bu?"
"hı-hı"
ok..
denizin içinde bi çok balina arasında salındıktan sonra
ve o ışıklar ve o gürültü
"bence sen bana dayanamıyorsun?"
hiç böyle kaybettin mi bir oyunu?
sanırım simdi kaybettin.)
boyundaki sızlamalarla ölçülen bir eğlence
ve güven le güvensizliğin arasındaki o kılı kırk yaran garip kılıç
gözlerimi sana kuşkuyla çevirdiğimde içim sıcacıktı halbuki
ve üzüntüyle bakarken
çok samimiydim sandıgının aksine
seni özledim
geçen gün bir gözüme çarptın
gözlerinin şekli rengi farklı geldi
bir an çok masum olup ardın
wash that smile off your face!
yes ma'm..

29 Ocak 2009 Perşembe

when there is nothing left to burn, you have to set yourself on fire..

bir sabah için
farklı en sevilen kareler
farklı kapanış ve başlangıç müzikleri
şaşkınlıklar
tebessümler
ve ben bir adım daha büyüdüm
ön yargılı olucaksamda kendi önyargım olmasını mesela
baskalarından kakmalı değil..
ve barry lyndon ın sonu mesela
".. good or bad, hansome or ugly, rich or poor . They are all equal now."
herkesin derdi güzel vew mtlu oldugu şekilde yaşamak..
herşeyin derdi bu
önceki davranışlarımı düzeltmem imkansız denilenler yapılanlar
sadece
gelecek düzeltebilir sanırım artık bazı şeyleri
devamlı eskiyi akılda bulundurmak hastalık ama yeni bişeyler yaparken
eskiyide gözardı etmemek lazım sanırım
ananemi özledim iki gündür
yemeklerini
sakinleştirmelerini
sinirini neşesini
fesleğenlerini bile
birazdan çıkıp mezarlığa gidicem
hala dedemle birlikteler diye bize sinirli sinirli söyleniyomudur bilmiyorum
ama ben ikisinede birer fesleğen dikicem
artık foolish games yok
şaşkınlığa da yer yok
..
dışarda hafif yağmur yağıyor
bir başka sahne var aklımda
magnolia nın gökten kurbağa yağma sahnesi
"this happens..this is something that happens..
ve sonda ki aimee mann..save me
..
artık yapılabilecek tek şey beklemek
bir yağmur için..




C'mon and save me
Why don't you save me
If you could save me
From the ranks of the freaks
Who suspect they could never love anyone

Except the freaks
Who suspect they could never love anyone
Except the freaks who could never love anyone

28 Ocak 2009 Çarşamba

oppure..




I know the truth now
I know who you are
And I dont love you anymore
Never was and never will be
You dont know how you betrayed me
And somehow youve got everybody fooled.
Never was and never will be
Not for real that you can save me
And somehow now youre everybodys fool.

16 Ocak 2009 Cuma

.)

"kadınlar kendilerini güldüren erkekleri ağlatırlar.."
A:büyütülecek bişey yok
B:öyleyse yeterince büyük

6 Ocak 2009 Salı

küçük istavrit

Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp
hızla atıldı çapariye
önce müthiş bir acı duydu dudağında
gümbür gümbür oldu yüreği
sonra hızla çekildi yukarıya...

Aslında hep merak etmişti
denizlerin üstünü
neye benzerdi acep gökyüzü.
Bir yanda büyük bir merak
bir yanda ölüm korkusu.

"Dudağı yarıklar " denir,
şanslıdır onlar, hani
görüp de gökyüzünü , insanı
oltadan son anda kurtulanlar.

Ne çare balıkçının parmakları
hoyratça kavradı onu
küçük istavrit anladı yolun sonu.
Koca denizlere sığmazdı yüreği.
Oysa, şimdi yüzerken
küçücük yeşil leğende,
ansız uzanıvermiş dostlarına
değiyordu minik yüzgeci.

İnsanlar gelip geçtiler önünden
bir kedi yalanarak baktı gözünün içine
yavaşça karardı dünya,
başı da dönüyordu.
Son bir kez düşündü derin maviyi,
beyaz mercanı bir de yeşil yosunu.

İşte tam o anda eğilip aldım onu.
Yürüdüm deniz kenarına
bir öpücük kondurdum başına,
iki damla gözyaşından ibaret sade
bir törenle, saldım denizin sularına.

Bir an öylece baka-kaldı
Sonra sevinçle dibe daldı.
Gitti tüm kederimi söküp atarak,
teşekkürü de ihmal etmemişti.
Bir kaç değerli pulunu
Elime, avuçlarıma bırakarak.

Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme.
Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu niye?
" Bir gün dedim, bulursam kendimi
yeşil leğendeki
küçük istavrit kadar çaresiz,
Son ana kadar
hep bir umudum olsun diye... "

5 Ocak 2009 Pazartesi

selam





yolun sonuna geldiğinde koşmaktan nefes nefese kalmıştı..
ama o gene ordaydı ondan önce gelmiş dimdik duruyordu karşısında
hızla nefes almaktan iki büklüm olmasına sebep vericek kadar sızlayan kaburgalarını zorlayarak doğrulmaya çalıştı

"sen.."
gözlerini devirerek derin bir nefes aldı
ona doğru eğildi
"kimse sana inanmıyor farkındasın değil mi?
bu çabaların boşuna bu kadar efor?..kimse dediklerine kulak asmıyor..
ne acı.."
tıslayarak sırıttı ve bir adım geri çekildi.

durum bundan kötü olamaz diye geçirdi içinden
dizleri kalkmayı reddedercesine güçsüzdü
teri alnından yanaklarına süzülüyordu
ama en azından nefesi düzene girmişti..
ve o tıslama o iğrenç tebessüm
aklına aynadaki son günü geldi birden
parlak kahverengi gözleri
içindeki siyah noktacıklar
ve o pırıltılı
herkesi kendine hayran bırakan gülümsemesi..
derin bir nefes alıp doğruldu
ve dimdik durdu
her kası zonkluyordu
damarlarındaki akan kanın basıncının bedenini zorlayısını her zerresinde hissediyordu
karşısındakinin şaşkınlıkla karışık korkuyla bakan gözlerine bakabilmek için kafasını biraz aşağıya eğmesi bile gerekti

korkmuştu ama vazgeçecek gibi değildi o da
"kimse..kimse inanmıyor dediklerine sen artık bir hiç sin?!?!..kimsenin sana aldırdığı yok!..."
sesi titrekmi çıkmıştı sanki şimdi biraz?
tıslayan gülüşü isterikleşmişmiydi sanki..

şaşkın mavi gözlere dimdik bakarken kendinden emin gülümsedi
her zerresinde güveni duyuyordu şimdi biraz öncesinin aksine
"neyseki kimseye gerek yok söylediklerimin gerçek olması için onların gerçekliğine inanması gereken.."

korkmuş maviliklerden ayırık gözlerini yolun sonundaki kapıya çevirdi..
şimdi çok çok daha küçük görünen diğeri bir çığlıkla önüne atladı
"hayır..geçemezsin!
kimse..
kimse kalmadı bunlara değer veren!!!"

"umrumda değil.."

"gitsende birşey değişmeyecek bitti artık bir değerin yok!..."

"önemli değil.."

"zaman kaybı!..sen bir hiçsin artık!hayır!!.."

"buna ben karar veririm.."
kendinden emin gülümsemesiyle bir daha baktı mavi gözlere
gözler küçüldü ve çekildi..
kapının koluna uzandı
ve açtı
derin sessizlik
yada tiz bir tınlamamı bu?
herkes kapıların ardında parlak bir ışık beklerken
bu deliksiz karanlık
koyuluk
adımını yokluğa atarken mavi gözler son kez kapandı
ve ikinci adım..


dünya



ben geldim..