30 Ağustos 2008 Cumartesi

thingz da done.)









"anne ben photoshop oldummm"


en iyi arkadasım annem
en güzel desteğim babam
en sevdiğim varlıklar ailem
farkında olmak
ben her zaman ne yaparsam yapayım onlara dönerim
bir tanesi her zaman daha fevri yaklaşır
ama artık genelde alttan alır dinler benimle kızar
hak verir
..
iyiki var.
diğeri hep sakindir
dinler düşünür
az yorum yapar
yapıcı yorum yapar
canım yandıgında
kibarlıgından eser kalmaz..
kalemi kırar.
en sinirli halini en korkunç yüzünü ailesinden hep saklar
diğeriyle yer yer kavgama hak verir
ama asla kışkırtmaz
..
iyiki var.

yapılanlar:
uzun süre görüşülmeyen kişilerden telefonlar
randevular
ortamdan sıyrılış
biraz nefes alış
revaç durumu
azıcık poh poh
eski bir arkadasla ölümüne iyi vakit geçirmece
şaşırmaca
ghetto lamaca
kuyruk muhabbetleri
kuyrugun yarısını kendi çabamızla boşaltmaca.))
deli gibi gülmece
yanakların bu sebeple ağrıması
bogazda gıcık olusması
daha iyisi bunların hepsinin alkolsüz olması.)
çilekeş
pulp lamaca
sıkılmaca
sevgilenmece
monolamaca
komik çift
bağğğğdemcik ameliyatına şahit olmaca
check-up a şahit olmaca
japoncuklar dansedemezi onaylamaca
japoncuklar doru düzgün giyinemezi onaylamaca
japoncuklar bir türlü büyüyemezi de onaylamaca.PP
80 ler de doğup da nasıl bu kadar 80 ler delisi olunuru bangır bangır bir müzikte felsefik bir masada tartışmayı başarabilmece.
dans dan s dans etmecee
eve gelmece
gayet kendinde giyinmeceee
ve yatmaca
.)
yapımda ve prodüksyonda emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkürler
ama special thanks to:
ikinizde bitaneciksiniz..

27 Ağustos 2008 Çarşamba

ciao!

her şiir in
her içli parçanın
her intikam parçasının
her güzel sözün
her meyhane masası muhabbetinin
her hüzünlü komik yada duygusal filmin
her övgünün
her yerginin
her güzel elbisenin
her güzel saçın
her kötü bir tırnak kırıgının
her iyi bir gelişmenin
her soguk biranın
her komsu muhabbetinin
her keyifli dedikodunun
her güzel ayakkabıya sahip olmanın verdiği hissin
her saçma sapan bahanenin
her gözyaşının
her güzel çiçeğin
her elde edilen güzel bir demetin
her güzel parfümün yada lezzetli bir yemeğin
her güzel manzara muhabbetinin
her özlemin
her görüşün
her gidişin
her vazgeçiş ama farketmeyişin
her farkettirmeyişin
her kafada çekilen klibin
her klima serinliğinin
her saçının arasından geçip giden rüzgar hissinin
her atladıgın 15 metrelik mesafenin korku hissinin
her tekne turunun güzelliğinin
her keyifli şarkı sözünün
her güzel yaş pastanın dudakta bıraktıgı hissin
her aksamdan kalmalıgın
her annenin
her babanın
her şeyin..
her sevdiğinin bakısının
her sevdiğini sandıgının sözünün
her aklından bir türlü gidemeyenin
her seksiliğin
her anlamsız saksının
her anlamsız dağınıklıgının
her seviyede insanın
her yapılması gereken işin
her güzel şarabın
her sevimli yavru kedinin
her güzel kokan kırmızı gülün
her güzel pırlantanın
her imitasyon kürkün.)
her nasihatin
her kendi kendini gaza getirişin
her bodrum dansının
her bodrum denizinin
her kır yürüyüşünün
her rahat spor ayakkabının
her ela yeşil gözün
her elde etmenin
her köpek etmenin
her zaferin
.herkesin.

diz çöktüğü yerdeyim.)
ayakta duruyorum
aşağıya bakıyorum.)

selam!..

günce

an itibariyle weeds in 4üncü sezonunu indirmeye basladım
mutluyum mesudum
işim gücüm biter gibi
planlar planlar
günler kazalar aksilikler küçük ama öz memnunluklarla geçiyo gibi
bu kafayla kimseyi değil evi bile zor bulurum diye dırının dırının şarkı söylerken
bide baktım herşeyi bulmusum.)
iyidir iyidir.)

13 Ağustos 2008 Çarşamba

so dreamy yet so sweet.)

A girl quickly punches a number into her phone and waits until she hears the other line pick up.

“Becky, I don’t know what to do, I really don’t. I love him so much and I don’t think he thinks of me that way. I mean, whenever I see him or think of him, I can’t help it, this smile comes across my face. Sometimes he sees me smiling and smiles back. That’s when my knees turn to jello and I get butterflies in my stomach. I know you think that he’s is so totally adorable and cute, but if you look past that and actually listen to what he has to say, you find a totally different person. He’s so caring and considerate and he makes me feel like I don’t deserve him. Well, actually, I don’t deserve him. He’s too perfect, I mean, look at all the girls that fall over for him. I could never be one of those. Their all so pretty and bubbly and….. not me. I couldn’t even start to compare myself to them. But whenever I think of him or see him, I can’t help it, I smile. Now I didn’t tell you this but he called me the other day about homework. I tell you now, I made a complete fool of myself. I’m so embarrassed. I stuttered the whole time, but he was so sweet and just kept talking and making me feel better. He’s so perfect Becky, I don’t deserve him, so why do I keep wishing and praying that he will notice me, why?............Becky? Becky are you there?”

“This isn’t Becky.”

Petrified the girl asks, “Then who is this?”

“ This is the guy who’s smile turns your knees to jello and I just wanted to say one thing. Everything you just said now, I’ve been wanting to say since the day I met you.”

11 Ağustos 2008 Pazartesi

hayyam

Dünya üç beş bilgisizin elinde;

Onlarca her bilgi kendilerinde

Üzülme eşek, eşeği beğenir:

Hayır var sana kötü demelerinde..


Felek ne cömert aşağılık insanlara!

Han hamam dolap değirmen hep onlara

Kendini satmayan adama ekmek yok;

Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya..

Sen sofusun hep dinden dem vurursun

Bana da sapık dinsiz der durursun..

Peki ben ne görünüyorsam oyum;

Ya sen?Ne görünüyorsan omusun?

Tanrı cennette şarap içeceksin der

Aynı Tanrı nasıl şarabı haram eder..

Hamza bir arabın devesini öldürmüş;

Şarabı yalnız ona haram etmiş Peygamber..

Sen içmezsin içenleri kınama bari

Sen içersin insan kanı

Ben içerim üzüm kanı

içmem diye övünürsün ama..

Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki..

30 Temmuz 2008 Çarşamba

benbene ben


gözlerimi açtıgımda yanımdan hızla görüntüler akıyordu
şaşkınlıgımın geçmesi birkaç dakikamı aldı
yanımda dev bir elma şekeri oturuyordu
beni kandıramamıştı
bunun hüznüyle şekerli terler döküyordu
yapışmaktan kaçınarak yanındAN kalktım
otobüs hızla ilerliyordu ama elma şekeriyle ben dışında pek yolcusu yok gibiydi
yol kenarında küçük ışıklar vardı
öğleden sonrayla akşamüstü civarında olmalıydık
bir dikkat geyik çıkabilir tabelası gördüm
ve polonezköye geldiğimizi anladım
ilk durakta
kendimi otobüsten attım
lanet!
elma şekeri hala peşimdeydi
ona kanmıyacak kadar büyüdüğümü
ona nasıl anlatıcaktım ki?
restorant görevlileri geyiğimi otopark a çekmeyi teklif ettiler
anahtarı bıraktım
mangalın başına geçtim
elma şekerinin gözü korksun diye lavabosunda birkaç marshmallow bogdum
ama kime diyoruuum
aynen devam
çok geçmeden ikimizden rakı kadehinin dibinde oturuyorduk
lavabo çoktan taşmıştı
kelebekler saçlarımdan çekiştiriyordu
birden bire saçlarım sarı turuncu dalgalar oldu
bütün kelebekler yandı
sarışınlıga yakınlıgın verdiği
saçma gülümsemeye yapıştım
dünya çok çok daha anlamlı geldi
en nihayetinde
en büyük düşman sadece
şekerden bir elmaydı
pirinç rakısı mı üzüm rakısımı derken
üzümün ne kadar faydalı bir meyve oldugu çekti dikkatimi
sarışınlıga giden yolu kısaltan
saçlara alev aldıran
hakkında sayısız şiir bulunan
ellerimi havara uzatmıştım
parmaklarım ince uzun kemikliydi
kimsenin elimi tuttugu yoktu
sadece gereksiz bir kalabalık vardı
yangın dolabının önce kenarına sindim
sonra içine girdim
serinlikte seslerin uzaklaşmasını bekledm
dışarı çıktıgımda
elma şekeri beni hala bekliyordu
yangın dolabıyla uyumlu rengi hafif solmuştu
erimektende iyiden iyiye küçülmüştü
kandıramazsın beni dedim
beni de götür dedi
peki dedim..

fujiya&miyagi


http://www.fujiya-miyagi.co.uk/mp3.htm


21 Temmuz 2008 Pazartesi

kalpsiz

2008 e giriş yılbasısı
yanımda bir arkadasım
sebnem ferah tan bahsediyo
şöyle iyi böyle bilmemne
müziği iyi..
bok püsür..
bayanı severim
yani sevmek abartılı bir kelime olabilir
ama nötr üm diyelim
o konusurken
arkadaki televizyona takılıyo gözüm
karanlık bir boşluk içinde kendilerini hırpalarcasına gitar çalan
şarkı söyleyen adamlar ve bir kadın
özlem tekin
türkçeye müzik yönünden aşkım kıt olsada oldukça
klibin rengi çok hoşuma gidiyo
ayıpça bir dakika diyorum arkadasa ve sesini açıyorum
bu parça
sanki şimdiye kadar kaç kere kırıldıysa bi kalp her parçanın hesabını soruyo
her tınısında
şebnem fln unutuyorum herkesi içerde bırakıyorum
kendi salonumda ..
odama geçiyorum bilgisayarımı açıyorum
ve klibi hipnozdaymışcasına izlemeye başlıyorum tekrar tekrar tekrar..
5 senelik bir aşk
verilen sözler
şehrin orasına burasına konan isimler
izlenen filmler
görülen arkadaslar
beslenen hayvanlar
edilen kavgalar
çekilen resimler
fotograflar
hep bişey bekliyo gibiyim gene bu his var içimde bugün
nerden çıktı bilmiyorum
nerden dinledim gene
ikinciden çok fazla ayrılık yasandı
çok fazla kötü söz söylendi
ama ellerimde gözlerimi kapadıgımda aklımda gene hep tek bir göz
kulaklarımı tıkadıgımda ise hep bir gevrek gülüş kaldı..
yıl sonra
anlamsız belki bu yazı
ama herkes diyo zaten
unutmak ayıp olur asıl
sadece saygı var smdi
olması gerekn vakitten çok geç gelip de geç kalmış bir saygı..
neyse..

20 Temmuz 2008 Pazar

frog rain


bugn uyandım
basımda davullar çalmıyodu
fillerin seks hayatıda kafamı pek sarsmıyodu
dün geceyi düşündüm
eksik parça yok
her söz
her bakıs her gaf her espri aklımda
içilen her duble
dinlenen(neredeyse) her parça
şaşırdım
ağzım içki bile kokmuyodu
kalktım
babama ayıp olmasın diye erkenden..
arkadasımı uyandırmadım
dişlerimi fırçaladım beynim yerindemi diye kontrol ettim
malum bu kdr süre zonklamaması anormal
sonra kahvaltıyı hazırladım
güneş odamın göbek deliğine kadar geliyodu
ama ben mutfak camından gökyüzüne bakarken gene kasvet buldum
arkadasım günaydın dedi
tamam dedim.)
kahvaltı ettik
sohbet mohbet
yüzeyselliğimi zorladıgımı farketmem daha kaç yılımı günümü olmadı olmadı anımı alıcak?
özlediklerimin geri gelmeyeceğini gelemeyeceğini anlamam hep anlık aydınlanmalarla olup sonra gene geçicekmi
çok düşünüyorum dedim bile bile bunun hayatımda ki 3 dönemdemden 2ncisiyle 3 üncüsünün arasındaki bosluk oldugunu..
diğer nöbete çok olmasını umdum
hayatın kısalıgını ölçmeye çalıştım
evden çıkarken gene sanki sonkez görüyomusum gibi vedalaştım babamla
meraklı oldugumu biliyorum
sadece şimdiye kadar olmayan kimseyle tanısmadım
sadece ya çok sabırlılar yada çok tembeller var..
meraksızlık değil bu..
her insanın mutlaka bir fiziksel olarak baska "bir"inin çok beğeneceği noktası
bir başka "bir"inin çok beğeneceği huyu(iç güzellik vıyvıyı)
vardır..
hep böyle düşündüm
her insan "bir"inin göz bebeğidir
bu "bir" lerin kim oldugu hep değişir kişiden kişiye
çok az zaman sevgili eş dir hatta
her insanın bir de kötü bi yanı vardır
bütün hayatı boyunca mutlaka "bir" insanın canını çok ama çok yakar..
bilir bilmez..
bana göre her insan istisnasız bu üç özellikle doğar..
bunun sonucunda ömürleri boyunca sadece birine taparcasına değer verip gözbebeği yaparlar onu..
anlattım bu fikirler silsilemi
çünkü bugn merak ettim bnm bir ime vurulmuş birini
birimsiz yapamayan birini
gördümmü yada tanıstımmı yada tanısıcammı
birinin canını çok ama çok yaktımmı
beni bu yüzden hiç unutmamasını sağlıyacakcasına..
sonra gene çok düşündüğümü düşündüm
kendim kadar düşünen bir en yakın arkadasım olduguna sevindim
realistliğimi sevdim gördüm ki o da realist
ve siyah ve beyaz kadar keskin olmamdan gocunmadım..
içimdeki çocugu öldürmüşüm diyemedim çünkü varlıgından emin oldugum bir zaman belirleyememiştim
sinemadan çıktıgımızda gökyüzü bulutlarla dolu kapkaraydı
adımımızı kaldırıma atar atmaz deli gibi bir kurbağa yağmuru basladı
saçlarıma takılan kurbağaları temizlerken arkadasım şemsiyesini çıkarttı ve ilk köşeden bir sandal çevirip eve kadar kürek çektik..
ve işte burdayım..





18 Temmuz 2008 Cuma

17 Temmuz 2008 Perşembe

bodrum08









16 Temmuz 2008 Çarşamba

en lezzetli

kısa ve öz tatiller
bodrum
aspat
bodrum da balık
közlenmiş soğan
50lik bira
balık yanında rakı
mangal
yemyeşil bir bahçe
masmavi turkuaz hiçbirşeye değişilmeyecise bir deniz
arkadaşlar
arkadaş olmayanları anlamalar
anne
baba
annenin yemekleri
annenin sesinden seni anlaması
annenin yüzünde seni çözmesi
babanın seni merak etmesi
arkadasının senin için telaşlanıp şehirler uzağından azarlaması
güzel nişanlar
güzel nişanlılar
küçük zulalar
cici kediler
aşkım kedim
yaslanılan bir omuz
illede kırmızı şarap
tekne turları
kara ada da girilmeyen kükürt mağarası
yeni arkadaşlar
candan insanlar
ayıp telefon konusmaları
yazık insanlar
bozulan sinirler ama eğlenceden ödün vermeden sttr etmeler
tekne tepesinden atlamalar
sahile çıkarma yapmalar
mini etekler
yanmalar
kremlenmeler
atışmalar
ille de viskiler
buzlu meyveler
kötü olmayan limonatalar
yemek için birton yol tepmeler
herşeye değen yemekler
bitmeyen yolculuklar
deli gibi eğlenmeler
eğlenemeyenler üzülmeler ama çok.))
insanların kendinle aynı fikirde olmasına sen ağzını açmadan hemde şaşırmalar..
sevinmeler
yazık insanlara verilen değere acımalar..
topukluyla dansetmeler
farklı sahiller denemeler
maviye dalıp gitmeler
ızgara ahtopotun lezzeti
tatil planlarının tekrarı
dersten zevk almalar
hızlı yol almalar
şaşıranlara şaşırmalar
gözünü artık açma kararı almak
yeni parçalar keşfetmeler
beğenmeler
bakmalar
dinlemeler
beklemeler
napsam diye düşünürken durup gülmeler
sıcacık mırıltılar
yok artıklar
suskunlugun huzuru
terliğin rahatlıgı
ve bundan vazgeçmeme
vazgeçememe
havanın bozulmasına bile üzülememe
bolca yemek yapma
nasılsa kilo verme
farkedince şaşırma
yanma ama kızarmama.))
bronz olma
dönmeye ilk defa üzülmeme
kökü nasıl olsa bendece yapmaca.)
fonza taşı
karpuzlu frozen
sahilde biraz
sahilde şezlong savaşı
"neyyyy".))
vb vb vb vb
.)))

7 Temmuz 2008 Pazartesi

luwv

Verilmiş sözler birdi, edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek
Bir başka aşk sipariş edildi yeniden
Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında
Hangisi talandı demli öpücüklerin
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu
Soyulurmuydu kabuğu hayatın
Yoksa bütün vitamini kabuğundamıydı...

3 Temmuz 2008 Perşembe

aslında bir konu var


üçgen gezegenleri meşhur cinayetleri
yine onu vurdular yine ona bam!
yine geri sar, yine sarhoş
yine benden uzak kalmış!
beni terketmedi, beni bırakıp gitmedi!

bir yanı tura bir yanı yazı,
bir yanı da bana kalmış!
yine ona ne güzel seslendiler...
yine gözü apaçık, gözleri apaçık!
birileri bize çok acı çektirdiler!

2 Temmuz 2008 Çarşamba

dünler



uzun süre reddettim
iyiyim dedim
yok öyle birşey bana gayetde koymadı dedim
çok da fifi dedim
kimse ya damla yalan söyleme allasen demedi
herkes peki dmlcım dedi sustu
iyide yapmnışlar çünkü ben içten içe farkındaydım
gayetde koydu
gayetde üzüldüm
hala üzgünüm yer yer
ama bugn baktım şöyle bir
elinden birşey gelmeyen konularda bırakmayı o kadar çok arkadasıma öğüt etmişken bunu yapmamak saçma ve iki yüzlüce olur.
o yüzden yavaş yavaş bırakıyorum
çoğunu bıraktıgımı iki günlük sefahattan sonra farkettim bu yazının sebebide o.)
yani kısaca "sebebi çokkk...."
.))


ha bide içimden bugünlerde bol bol millete dönüp
kalabalıkta yalnızlıkta
"ÇOK DA FİFİİİİİ"
diye bagırasım geliyor..
yaparsam çok rahatlıycam hadi bakalım..
.))

30 Haziran 2008 Pazartesi

anyway

Eat right, exercise regularly, die anyway.

25 Haziran 2008 Çarşamba

handsfree



sonny j in bu süpper yenisi
devamlı dönen bu klip ekranlarda
ben hatuna bayıldım mini şortu
koyu renk bluzu ve çizmeler
parçada
eskilere götürüyo
sabah bunun rüyasıyla uyandım resmen
hemen açtım dinledim
e dinlemişken haberdar da ediyim dedim
yaptıklarımda çok mantık aramamak lazım değilmi:)



If you hold my hand
Things won't be the same
If you hold my hand
Things are about to change

Summer's gone, spring is gone, life goes on and on and I'm just bored to tears
If I could find a little space to paint a smile upon my face and hide the years
If winter comes and I'm around to see the snow upon the ground, what can I do
When I don't have the will to fight the coldness of the summernights are the darkest blue

24 Haziran 2008 Salı

haftasonu

eh-hehehehehe
bugn kü haftasonu sonrası bulusmadan sonra
haftasonunun süperliğini bide istanbul içinde anladık
ii oldu
toplayamadıım kafamı bi kenara koydurdu
harbiden alakasız insanlarla dertleşir durumda buldum kendimi
ii di güzeldi
fotoları biyere koyamıyacak olmamız çok yazık:D:D:D
sevgiler saygılar
a-d-c-c-s-t

23 Haziran 2008 Pazartesi

nefes













http://www.nefesfilm.com/

19 Haziran 2008 Perşembe

dml


aşkla acı birbirine benzer
varken aşkıda acıyıda anlayamazsın
tam alıştıgın anda ikiside yok olur.