BENCE SEN DE SIMDI HERKES GIBISIN
Gözlerim gözünde aski seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence simdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçiyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktim da iste iyice
Anladim ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karisti simdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de simdi herkes gibisin
334 (1918) - Yaz - Kadiköy
Gönlümle bas basa düsündüm demin;
Artik bir sihirsiz nefes gibisin.
Simdi tâ içinde bombos kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Mâziye karisip sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artik sen de herkes gibisin.
Nazım Hikmet Ran
15 Eylül 2008 Pazartesi
made up
gerçekten karar verince
insanın önünde pek bişey kalmıyo
çığlık çığlığa
her istediğini hiç konusmadan yapabiliyo
bir kız gördüm
küçücük kocaman gözlü
sol kaşının üstyünde boyuna bi yara izi var
kimbilir hangi dedesinin evindeki mermer
masada yarmıştı küçükken
boyum ondan çok uzun bana dik dik yukarı bakıyo o yüzden
elleri yumruk
soru neden
ve inatçı kocaman
inatla bakıyo
hırs sız
ama inatla
o o şekeri yiyecek.)
afiet olsun madem..
when your mind's made up-Glen Hansard%Marketa Irglo
insanın önünde pek bişey kalmıyo
çığlık çığlığa
her istediğini hiç konusmadan yapabiliyo
bir kız gördüm
küçücük kocaman gözlü
sol kaşının üstyünde boyuna bi yara izi var
kimbilir hangi dedesinin evindeki mermer
masada yarmıştı küçükken
boyum ondan çok uzun bana dik dik yukarı bakıyo o yüzden
elleri yumruk
soru neden
ve inatçı kocaman
inatla bakıyo
hırs sız
ama inatla
o o şekeri yiyecek.)
afiet olsun madem..
when your mind's made up-Glen Hansard%Marketa Irglo
plus
çok az insanda gördüğüm bişey
beni tanımaları
çoğunu hatrlamıyorum o az insanında hatta
sadec e anlar böyle gene an an gelen akla
beni bildiklerini küçük hareketlerden anlamalar
kaçıcapımı öğrenmeler mesela ufaktan.)
buna önlem acele etmeler
neyden sogudugumu
neye ısındıgımı çözmüş olmalar hafiften
garipçe vazgeçmemeler benden
ama ürkütmemeye çalışmalar
garip
tanınmak güzel şey
farketmek keyifli..
beni tanımaları
çoğunu hatrlamıyorum o az insanında hatta
sadec e anlar böyle gene an an gelen akla
beni bildiklerini küçük hareketlerden anlamalar
kaçıcapımı öğrenmeler mesela ufaktan.)
buna önlem acele etmeler
neyden sogudugumu
neye ısındıgımı çözmüş olmalar hafiften
garipçe vazgeçmemeler benden
ama ürkütmemeye çalışmalar
garip
tanınmak güzel şey
farketmek keyifli..
12 Eylül 2008 Cuma
çok yalnızım atam
bazen olur böyle dml..
bişileri insanlar direk sordugunda aklıma gelmiyo
mesela en sevdiğin film repliği film grup kitap vb vb
şmdi geldi unutmadan yazıym
sanırım komser şekpr deydim
atatürk büstüne
çok yalnızım atamm
diyodu
onu severm mesela
yer yer
hatırlar gülümserim
yalnızım lan derim
ööle işte
bişileri insanlar direk sordugunda aklıma gelmiyo
mesela en sevdiğin film repliği film grup kitap vb vb
şmdi geldi unutmadan yazıym
sanırım komser şekpr deydim
atatürk büstüne
çok yalnızım atamm
diyodu
onu severm mesela
yer yer
hatırlar gülümserim
yalnızım lan derim
ööle işte
10 Eylül 2008 Çarşamba
eskilere bakış.))(iyi ki sarışın değilim)
gece gündüz demeden düşündüm durdum ben,
sevmeyi hiç bilmeden hayaller kurdum peşinden
geç olsun güzel olsun dedim avundum yenilmeden
sonunda sen çıktın karşıma, vuruldum!
günler boyu ateşinle yandım hep tutuştum,
sen de bana iyisin dedin, beni ne çabuk uyuttun.
ama bir gün kalktığımda anladım artık yoktun.
sonra gördüm başkasıyla, çabuk unuttun.
şimdi senin düşmanınım, mutsuzluğun mutluluğum!
resmindeki gözleri oyup, başucuma koydum!
bakıp bakıp tükürdüm sana! seni unuttum!
anlamama yardım ettin: aşk yoktur! ve sarışınlar boktur!
sonrasında boyun eğdim, yerlere yıkıldım,
yatağımda günler boyu ağladım sızladım,
eşyalara bakıp bakıp gelmeni umdum,
her defa kapı çalınınca bir umut koştum,
günler dünler geçer bugünler, yarını yoktur.
herşey geçer düzelir derken, hepsi yıkılır,
yeter artık, yeter bunlar, kalbim kırılır.
terkedilmek ağır gelir ağzım bozulur !
şimdi senin düşmanınım, mutsuzluğun mutluluğum!
resmindeki gözleri oyup, başucuma koydum!
bakıp bakıp tükürdüm sana! seni unuttum!
anlamama yardım ettin: aşk yoktur! ve sarışın esmer hepsi boktur!
.))))
sevmeyi hiç bilmeden hayaller kurdum peşinden
geç olsun güzel olsun dedim avundum yenilmeden
sonunda sen çıktın karşıma, vuruldum!
günler boyu ateşinle yandım hep tutuştum,
sen de bana iyisin dedin, beni ne çabuk uyuttun.
ama bir gün kalktığımda anladım artık yoktun.
sonra gördüm başkasıyla, çabuk unuttun.
şimdi senin düşmanınım, mutsuzluğun mutluluğum!
resmindeki gözleri oyup, başucuma koydum!
bakıp bakıp tükürdüm sana! seni unuttum!
anlamama yardım ettin: aşk yoktur! ve sarışınlar boktur!
sonrasında boyun eğdim, yerlere yıkıldım,
yatağımda günler boyu ağladım sızladım,
eşyalara bakıp bakıp gelmeni umdum,
her defa kapı çalınınca bir umut koştum,
günler dünler geçer bugünler, yarını yoktur.
herşey geçer düzelir derken, hepsi yıkılır,
yeter artık, yeter bunlar, kalbim kırılır.
terkedilmek ağır gelir ağzım bozulur !
şimdi senin düşmanınım, mutsuzluğun mutluluğum!
resmindeki gözleri oyup, başucuma koydum!
bakıp bakıp tükürdüm sana! seni unuttum!
anlamama yardım ettin: aşk yoktur! ve sarışın esmer hepsi boktur!
.))))
7 Eylül 2008 Pazar
5 Eylül 2008 Cuma
nancy botwin
bugün günlerden cuma
içimde çığlık atmak isteyen biri yok
boğaza bakıyorum bol yıldızlı gemiler geçerken
yazık
yazık diyo bi amca
yazık harbiden..
bi kanal bu ihlal mi diyo?
çüş değil de ne diyorum
bi arkadas bilmemne teröristlerle çeklmiş dio
ben dieri onun allahı diorum
o beni şaşırtan bi cümle kuruyo
kanım o andan beri donuk
nereye gidiyorum
insanlar görüyorum etrafımda
epeyce uzaktan
yaptıgı işte başarılı
sevdiğini ciddi seviyo
hakettiği gibi
baskaları yüzünden nasıl ön yargılı baktıgımı farkediyorum
çüş diyorum kendime
ne salağım
herkes en iyi yaptıgı işte basarılı
renkler ne kdr cart bi önemi yok
haset edip kaybettiğini unutamayıp hırs yapıp
devam edenleri ksıkanıp hayatlarını karartmaya çalışanlara bakakalıyorum ilk defa tarafsız
ve taraf oluyorum baska yöne
vah vah..
bodrumun yolları gene tastan
gidip köy kahvaltısı etmek lazım
..
nancy gibi bi kadeh şarap alıp küvete giresim var..
içimde çığlık atmak isteyen biri yok
boğaza bakıyorum bol yıldızlı gemiler geçerken
yazık
yazık diyo bi amca
yazık harbiden..
bi kanal bu ihlal mi diyo?
çüş değil de ne diyorum
bi arkadas bilmemne teröristlerle çeklmiş dio
ben dieri onun allahı diorum
o beni şaşırtan bi cümle kuruyo
kanım o andan beri donuk
nereye gidiyorum
insanlar görüyorum etrafımda
epeyce uzaktan
yaptıgı işte başarılı
sevdiğini ciddi seviyo
hakettiği gibi
baskaları yüzünden nasıl ön yargılı baktıgımı farkediyorum
çüş diyorum kendime
ne salağım
herkes en iyi yaptıgı işte basarılı
renkler ne kdr cart bi önemi yok
haset edip kaybettiğini unutamayıp hırs yapıp
devam edenleri ksıkanıp hayatlarını karartmaya çalışanlara bakakalıyorum ilk defa tarafsız
ve taraf oluyorum baska yöne
vah vah..
bodrumun yolları gene tastan
gidip köy kahvaltısı etmek lazım
..
nancy gibi bi kadeh şarap alıp küvete giresim var..
30 Ağustos 2008 Cumartesi
thingz da done.)






"anne ben photoshop oldummm"
en iyi arkadasım annem
en güzel desteğim babam
en sevdiğim varlıklar ailem
farkında olmak
ben her zaman ne yaparsam yapayım onlara dönerim
bir tanesi her zaman daha fevri yaklaşır
ama artık genelde alttan alır dinler benimle kızar
hak verir
..
iyiki var.
diğeri hep sakindir
dinler düşünür
az yorum yapar
yapıcı yorum yapar
canım yandıgında
kibarlıgından eser kalmaz..
kalemi kırar.
en sinirli halini en korkunç yüzünü ailesinden hep saklar
diğeriyle yer yer kavgama hak verir
ama asla kışkırtmaz
..
iyiki var.
yapılanlar:
uzun süre görüşülmeyen kişilerden telefonlar
randevular
ortamdan sıyrılış
biraz nefes alış
revaç durumu
azıcık poh poh
eski bir arkadasla ölümüne iyi vakit geçirmece
şaşırmaca
ghetto lamaca
kuyruk muhabbetleri
kuyrugun yarısını kendi çabamızla boşaltmaca.))
deli gibi gülmece
yanakların bu sebeple ağrıması
bogazda gıcık olusması
daha iyisi bunların hepsinin alkolsüz olması.)
çilekeş
pulp lamaca
sıkılmaca
sevgilenmece
monolamaca
komik çift
bağğğğdemcik ameliyatına şahit olmaca
check-up a şahit olmaca
japoncuklar dansedemezi onaylamaca
japoncuklar doru düzgün giyinemezi onaylamaca
japoncuklar bir türlü büyüyemezi de onaylamaca.PP
80 ler de doğup da nasıl bu kadar 80 ler delisi olunuru bangır bangır bir müzikte felsefik bir masada tartışmayı başarabilmece.
dans dan s dans etmecee
eve gelmece
gayet kendinde giyinmeceee
ve yatmaca
.)
yapımda ve prodüksyonda emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkürler
ama special thanks to:
ikinizde bitaneciksiniz..
27 Ağustos 2008 Çarşamba
ciao!
her şiir in
her içli parçanın
her intikam parçasının
her güzel sözün
her meyhane masası muhabbetinin
her hüzünlü komik yada duygusal filmin
her övgünün
her yerginin
her güzel elbisenin
her güzel saçın
her kötü bir tırnak kırıgının
her iyi bir gelişmenin
her soguk biranın
her komsu muhabbetinin
her keyifli dedikodunun
her güzel ayakkabıya sahip olmanın verdiği hissin
her saçma sapan bahanenin
her gözyaşının
her güzel çiçeğin
her elde edilen güzel bir demetin
her güzel parfümün yada lezzetli bir yemeğin
her güzel manzara muhabbetinin
her özlemin
her görüşün
her gidişin
her vazgeçiş ama farketmeyişin
her farkettirmeyişin
her kafada çekilen klibin
her klima serinliğinin
her saçının arasından geçip giden rüzgar hissinin
her atladıgın 15 metrelik mesafenin korku hissinin
her tekne turunun güzelliğinin
her keyifli şarkı sözünün
her güzel yaş pastanın dudakta bıraktıgı hissin
her aksamdan kalmalıgın
her annenin
her babanın
her şeyin..
her sevdiğinin bakısının
her sevdiğini sandıgının sözünün
her aklından bir türlü gidemeyenin
her seksiliğin
her anlamsız saksının
her anlamsız dağınıklıgının
her seviyede insanın
her yapılması gereken işin
her güzel şarabın
her sevimli yavru kedinin
her güzel kokan kırmızı gülün
her güzel pırlantanın
her imitasyon kürkün.)
her nasihatin
her kendi kendini gaza getirişin
her bodrum dansının
her bodrum denizinin
her kır yürüyüşünün
her rahat spor ayakkabının
her ela yeşil gözün
her elde etmenin
her köpek etmenin
her zaferin
.herkesin.
diz çöktüğü yerdeyim.)
ayakta duruyorum
aşağıya bakıyorum.)
selam!..
her içli parçanın
her intikam parçasının
her güzel sözün
her meyhane masası muhabbetinin
her hüzünlü komik yada duygusal filmin
her övgünün
her yerginin
her güzel elbisenin
her güzel saçın
her kötü bir tırnak kırıgının
her iyi bir gelişmenin
her soguk biranın
her komsu muhabbetinin
her keyifli dedikodunun
her güzel ayakkabıya sahip olmanın verdiği hissin
her saçma sapan bahanenin
her gözyaşının
her güzel çiçeğin
her elde edilen güzel bir demetin
her güzel parfümün yada lezzetli bir yemeğin
her güzel manzara muhabbetinin
her özlemin
her görüşün
her gidişin
her vazgeçiş ama farketmeyişin
her farkettirmeyişin
her kafada çekilen klibin
her klima serinliğinin
her saçının arasından geçip giden rüzgar hissinin
her atladıgın 15 metrelik mesafenin korku hissinin
her tekne turunun güzelliğinin
her keyifli şarkı sözünün
her güzel yaş pastanın dudakta bıraktıgı hissin
her aksamdan kalmalıgın
her annenin
her babanın
her şeyin..
her sevdiğinin bakısının
her sevdiğini sandıgının sözünün
her aklından bir türlü gidemeyenin
her seksiliğin
her anlamsız saksının
her anlamsız dağınıklıgının
her seviyede insanın
her yapılması gereken işin
her güzel şarabın
her sevimli yavru kedinin
her güzel kokan kırmızı gülün
her güzel pırlantanın
her imitasyon kürkün.)
her nasihatin
her kendi kendini gaza getirişin
her bodrum dansının
her bodrum denizinin
her kır yürüyüşünün
her rahat spor ayakkabının
her ela yeşil gözün
her elde etmenin
her köpek etmenin
her zaferin
.herkesin.
diz çöktüğü yerdeyim.)
ayakta duruyorum
aşağıya bakıyorum.)
selam!..
günce
an itibariyle weeds in 4üncü sezonunu indirmeye basladım
mutluyum mesudum
işim gücüm biter gibi
planlar planlar
günler kazalar aksilikler küçük ama öz memnunluklarla geçiyo gibi
bu kafayla kimseyi değil evi bile zor bulurum diye dırının dırının şarkı söylerken
bide baktım herşeyi bulmusum.)
iyidir iyidir.)
mutluyum mesudum
işim gücüm biter gibi
planlar planlar
günler kazalar aksilikler küçük ama öz memnunluklarla geçiyo gibi
bu kafayla kimseyi değil evi bile zor bulurum diye dırının dırının şarkı söylerken
bide baktım herşeyi bulmusum.)
iyidir iyidir.)
13 Ağustos 2008 Çarşamba
so dreamy yet so sweet.)
A girl quickly punches a number into her phone and waits until she hears the other line pick up.
“Becky, I don’t know what to do, I really don’t. I love him so much and I don’t think he thinks of me that way. I mean, whenever I see him or think of him, I can’t help it, this smile comes across my face. Sometimes he sees me smiling and smiles back. That’s when my knees turn to jello and I get butterflies in my stomach. I know you think that he’s is so totally adorable and cute, but if you look past that and actually listen to what he has to say, you find a totally different person. He’s so caring and considerate and he makes me feel like I don’t deserve him. Well, actually, I don’t deserve him. He’s too perfect, I mean, look at all the girls that fall over for him. I could never be one of those. Their all so pretty and bubbly and….. not me. I couldn’t even start to compare myself to them. But whenever I think of him or see him, I can’t help it, I smile. Now I didn’t tell you this but he called me the other day about homework. I tell you now, I made a complete fool of myself. I’m so embarrassed. I stuttered the whole time, but he was so sweet and just kept talking and making me feel better. He’s so perfect Becky, I don’t deserve him, so why do I keep wishing and praying that he will notice me, why?............Becky? Becky are you there?”
“This isn’t Becky.”
Petrified the girl asks, “Then who is this?”
“ This is the guy who’s smile turns your knees to jello and I just wanted to say one thing. Everything you just said now, I’ve been wanting to say since the day I met you.”
“Becky, I don’t know what to do, I really don’t. I love him so much and I don’t think he thinks of me that way. I mean, whenever I see him or think of him, I can’t help it, this smile comes across my face. Sometimes he sees me smiling and smiles back. That’s when my knees turn to jello and I get butterflies in my stomach. I know you think that he’s is so totally adorable and cute, but if you look past that and actually listen to what he has to say, you find a totally different person. He’s so caring and considerate and he makes me feel like I don’t deserve him. Well, actually, I don’t deserve him. He’s too perfect, I mean, look at all the girls that fall over for him. I could never be one of those. Their all so pretty and bubbly and….. not me. I couldn’t even start to compare myself to them. But whenever I think of him or see him, I can’t help it, I smile. Now I didn’t tell you this but he called me the other day about homework. I tell you now, I made a complete fool of myself. I’m so embarrassed. I stuttered the whole time, but he was so sweet and just kept talking and making me feel better. He’s so perfect Becky, I don’t deserve him, so why do I keep wishing and praying that he will notice me, why?............Becky? Becky are you there?”
“This isn’t Becky.”
Petrified the girl asks, “Then who is this?”
“ This is the guy who’s smile turns your knees to jello and I just wanted to say one thing. Everything you just said now, I’ve been wanting to say since the day I met you.”
11 Ağustos 2008 Pazartesi
hayyam
Dünya üç beş bilgisizin elinde;
Onlarca her bilgi kendilerinde
Üzülme eşek, eşeği beğenir:
Hayır var sana kötü demelerinde..
Felek ne cömert aşağılık insanlara!
Han hamam dolap değirmen hep onlara
Kendini satmayan adama ekmek yok;
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya..
Sen sofusun hep dinden dem vurursun
Bana da sapık dinsiz der durursun..
Peki ben ne görünüyorsam oyum;
Ya sen?Ne görünüyorsan omusun?
Tanrı cennette şarap içeceksin der
Aynı Tanrı nasıl şarabı haram eder..
Hamza bir arabın devesini öldürmüş;
Şarabı yalnız ona haram etmiş Peygamber..
Sen içmezsin içenleri kınama bari
Sen içersin insan kanı
Ben içerim üzüm kanı
içmem diye övünürsün ama..
Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki..
Onlarca her bilgi kendilerinde
Üzülme eşek, eşeği beğenir:
Hayır var sana kötü demelerinde..
Felek ne cömert aşağılık insanlara!
Han hamam dolap değirmen hep onlara
Kendini satmayan adama ekmek yok;
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya..
Sen sofusun hep dinden dem vurursun
Bana da sapık dinsiz der durursun..
Peki ben ne görünüyorsam oyum;
Ya sen?Ne görünüyorsan omusun?
Tanrı cennette şarap içeceksin der
Aynı Tanrı nasıl şarabı haram eder..
Hamza bir arabın devesini öldürmüş;
Şarabı yalnız ona haram etmiş Peygamber..
Sen içmezsin içenleri kınama bari
Sen içersin insan kanı
Ben içerim üzüm kanı
içmem diye övünürsün ama..
Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki..
30 Temmuz 2008 Çarşamba
benbene ben

gözlerimi açtıgımda yanımdan hızla görüntüler akıyordu
şaşkınlıgımın geçmesi birkaç dakikamı aldı
yanımda dev bir elma şekeri oturuyordu
beni kandıramamıştı
bunun hüznüyle şekerli terler döküyordu
yapışmaktan kaçınarak yanındAN kalktım
otobüs hızla ilerliyordu ama elma şekeriyle ben dışında pek yolcusu yok gibiydi
yol kenarında küçük ışıklar vardı
öğleden sonrayla akşamüstü civarında olmalıydık
bir dikkat geyik çıkabilir tabelası gördüm
ve polonezköye geldiğimizi anladım
ilk durakta
kendimi otobüsten attım
lanet!
elma şekeri hala peşimdeydi
ona kanmıyacak kadar büyüdüğümü
ona nasıl anlatıcaktım ki?
restorant görevlileri geyiğimi otopark a çekmeyi teklif ettiler
anahtarı bıraktım
mangalın başına geçtim
elma şekerinin gözü korksun diye lavabosunda birkaç marshmallow bogdum
ama kime diyoruuum
aynen devam
çok geçmeden ikimizden rakı kadehinin dibinde oturuyorduk
lavabo çoktan taşmıştı
kelebekler saçlarımdan çekiştiriyordu
birden bire saçlarım sarı turuncu dalgalar oldu
bütün kelebekler yandı
sarışınlıga yakınlıgın verdiği
saçma gülümsemeye yapıştım
dünya çok çok daha anlamlı geldi
en nihayetinde
en büyük düşman sadece
şekerden bir elmaydı
pirinç rakısı mı üzüm rakısımı derken
üzümün ne kadar faydalı bir meyve oldugu çekti dikkatimi
sarışınlıga giden yolu kısaltan
saçlara alev aldıran
hakkında sayısız şiir bulunan
ellerimi havara uzatmıştım
parmaklarım ince uzun kemikliydi
kimsenin elimi tuttugu yoktu
sadece gereksiz bir kalabalık vardı
yangın dolabının önce kenarına sindim
sonra içine girdim
serinlikte seslerin uzaklaşmasını bekledm
dışarı çıktıgımda
elma şekeri beni hala bekliyordu
yangın dolabıyla uyumlu rengi hafif solmuştu
erimektende iyiden iyiye küçülmüştü
kandıramazsın beni dedim
beni de götür dedi
peki dedim..
21 Temmuz 2008 Pazartesi
kalpsiz
2008 e giriş yılbasısı
yanımda bir arkadasım
sebnem ferah tan bahsediyo
şöyle iyi böyle bilmemne
müziği iyi..
bok püsür..
bayanı severim
yani sevmek abartılı bir kelime olabilir
ama nötr üm diyelim
o konusurken
arkadaki televizyona takılıyo gözüm
karanlık bir boşluk içinde kendilerini hırpalarcasına gitar çalan
şarkı söyleyen adamlar ve bir kadın
özlem tekin
türkçeye müzik yönünden aşkım kıt olsada oldukça
klibin rengi çok hoşuma gidiyo
ayıpça bir dakika diyorum arkadasa ve sesini açıyorum
bu parça
sanki şimdiye kadar kaç kere kırıldıysa bi kalp her parçanın hesabını soruyo
her tınısında
şebnem fln unutuyorum herkesi içerde bırakıyorum
kendi salonumda ..
odama geçiyorum bilgisayarımı açıyorum
ve klibi hipnozdaymışcasına izlemeye başlıyorum tekrar tekrar tekrar..
5 senelik bir aşk
verilen sözler
şehrin orasına burasına konan isimler
izlenen filmler
görülen arkadaslar
beslenen hayvanlar
edilen kavgalar
çekilen resimler
fotograflar
hep bişey bekliyo gibiyim gene bu his var içimde bugün
nerden çıktı bilmiyorum
nerden dinledim gene
ikinciden çok fazla ayrılık yasandı
çok fazla kötü söz söylendi
ama ellerimde gözlerimi kapadıgımda aklımda gene hep tek bir göz
kulaklarımı tıkadıgımda ise hep bir gevrek gülüş kaldı..
yıl sonra
anlamsız belki bu yazı
ama herkes diyo zaten
unutmak ayıp olur asıl
sadece saygı var smdi
olması gerekn vakitten çok geç gelip de geç kalmış bir saygı..
neyse..
yanımda bir arkadasım
sebnem ferah tan bahsediyo
şöyle iyi böyle bilmemne
müziği iyi..
bok püsür..
bayanı severim
yani sevmek abartılı bir kelime olabilir
ama nötr üm diyelim
o konusurken
arkadaki televizyona takılıyo gözüm
karanlık bir boşluk içinde kendilerini hırpalarcasına gitar çalan
şarkı söyleyen adamlar ve bir kadın
özlem tekin
türkçeye müzik yönünden aşkım kıt olsada oldukça
klibin rengi çok hoşuma gidiyo
ayıpça bir dakika diyorum arkadasa ve sesini açıyorum
bu parça
sanki şimdiye kadar kaç kere kırıldıysa bi kalp her parçanın hesabını soruyo
her tınısında
şebnem fln unutuyorum herkesi içerde bırakıyorum
kendi salonumda ..
odama geçiyorum bilgisayarımı açıyorum
ve klibi hipnozdaymışcasına izlemeye başlıyorum tekrar tekrar tekrar..
5 senelik bir aşk
verilen sözler
şehrin orasına burasına konan isimler
izlenen filmler
görülen arkadaslar
beslenen hayvanlar
edilen kavgalar
çekilen resimler
fotograflar
hep bişey bekliyo gibiyim gene bu his var içimde bugün
nerden çıktı bilmiyorum
nerden dinledim gene
ikinciden çok fazla ayrılık yasandı
çok fazla kötü söz söylendi
ama ellerimde gözlerimi kapadıgımda aklımda gene hep tek bir göz
kulaklarımı tıkadıgımda ise hep bir gevrek gülüş kaldı..
yıl sonra
anlamsız belki bu yazı
ama herkes diyo zaten
unutmak ayıp olur asıl
sadece saygı var smdi
olması gerekn vakitten çok geç gelip de geç kalmış bir saygı..
neyse..
20 Temmuz 2008 Pazar
frog rain

bugn uyandım
basımda davullar çalmıyodu
fillerin seks hayatıda kafamı pek sarsmıyodu
dün geceyi düşündüm
eksik parça yok
her söz
her bakıs her gaf her espri aklımda
içilen her duble
dinlenen(neredeyse) her parça
şaşırdım
ağzım içki bile kokmuyodu
kalktım
babama ayıp olmasın diye erkenden..
arkadasımı uyandırmadım
dişlerimi fırçaladım beynim yerindemi diye kontrol ettim
malum bu kdr süre zonklamaması anormal
sonra kahvaltıyı hazırladım
güneş odamın göbek deliğine kadar geliyodu
ama ben mutfak camından gökyüzüne bakarken gene kasvet buldum
arkadasım günaydın dedi
tamam dedim.)
kahvaltı ettik
sohbet mohbet
yüzeyselliğimi zorladıgımı farketmem daha kaç yılımı günümü olmadı olmadı anımı alıcak?
özlediklerimin geri gelmeyeceğini gelemeyeceğini anlamam hep anlık aydınlanmalarla olup sonra gene geçicekmi
çok düşünüyorum dedim bile bile bunun hayatımda ki 3 dönemdemden 2ncisiyle 3 üncüsünün arasındaki bosluk oldugunu..
diğer nöbete çok olmasını umdum
hayatın kısalıgını ölçmeye çalıştım
evden çıkarken gene sanki sonkez görüyomusum gibi vedalaştım babamla
meraklı oldugumu biliyorum
sadece şimdiye kadar olmayan kimseyle tanısmadım
sadece ya çok sabırlılar yada çok tembeller var..
meraksızlık değil bu..
her insanın mutlaka bir fiziksel olarak baska "bir"inin çok beğeneceği noktası
bir başka "bir"inin çok beğeneceği huyu(iç güzellik vıyvıyı)
vardır..
hep böyle düşündüm
her insan "bir"inin göz bebeğidir
bu "bir" lerin kim oldugu hep değişir kişiden kişiye
çok az zaman sevgili eş dir hatta
her insanın bir de kötü bi yanı vardır
bütün hayatı boyunca mutlaka "bir" insanın canını çok ama çok yakar..
bilir bilmez..
bana göre her insan istisnasız bu üç özellikle doğar..
bunun sonucunda ömürleri boyunca sadece birine taparcasına değer verip gözbebeği yaparlar onu..
anlattım bu fikirler silsilemi
çünkü bugn merak ettim bnm bir ime vurulmuş birini
birimsiz yapamayan birini
gördümmü yada tanıstımmı yada tanısıcammı
birinin canını çok ama çok yaktımmı
beni bu yüzden hiç unutmamasını sağlıyacakcasına..
sonra gene çok düşündüğümü düşündüm
kendim kadar düşünen bir en yakın arkadasım olduguna sevindim
realistliğimi sevdim gördüm ki o da realist
ve siyah ve beyaz kadar keskin olmamdan gocunmadım..
içimdeki çocugu öldürmüşüm diyemedim çünkü varlıgından emin oldugum bir zaman belirleyememiştim
sinemadan çıktıgımızda gökyüzü bulutlarla dolu kapkaraydı
adımımızı kaldırıma atar atmaz deli gibi bir kurbağa yağmuru basladı
saçlarıma takılan kurbağaları temizlerken arkadasım şemsiyesini çıkarttı ve ilk köşeden bir sandal çevirip eve kadar kürek çektik..
ve işte burdayım..
18 Temmuz 2008 Cuma
16 Temmuz 2008 Çarşamba
en lezzetli
kısa ve öz tatiller
bodrum
aspat
bodrum da balık
közlenmiş soğan
50lik bira
balık yanında rakı
mangal
yemyeşil bir bahçe
masmavi turkuaz hiçbirşeye değişilmeyecise bir deniz
arkadaşlar
arkadaş olmayanları anlamalar
anne
baba
annenin yemekleri
annenin sesinden seni anlaması
annenin yüzünde seni çözmesi
babanın seni merak etmesi
arkadasının senin için telaşlanıp şehirler uzağından azarlaması
güzel nişanlar
güzel nişanlılar
küçük zulalar
cici kediler
aşkım kedim
yaslanılan bir omuz
illede kırmızı şarap
tekne turları
kara ada da girilmeyen kükürt mağarası
yeni arkadaşlar
candan insanlar
ayıp telefon konusmaları
yazık insanlar
bozulan sinirler ama eğlenceden ödün vermeden sttr etmeler
tekne tepesinden atlamalar
sahile çıkarma yapmalar
mini etekler
yanmalar
kremlenmeler
atışmalar
ille de viskiler
buzlu meyveler
kötü olmayan limonatalar
yemek için birton yol tepmeler
herşeye değen yemekler
bitmeyen yolculuklar
deli gibi eğlenmeler
eğlenemeyenler üzülmeler ama çok.))
insanların kendinle aynı fikirde olmasına sen ağzını açmadan hemde şaşırmalar..
sevinmeler
yazık insanlara verilen değere acımalar..
topukluyla dansetmeler
farklı sahiller denemeler
maviye dalıp gitmeler
ızgara ahtopotun lezzeti
tatil planlarının tekrarı
dersten zevk almalar
hızlı yol almalar
şaşıranlara şaşırmalar
gözünü artık açma kararı almak
yeni parçalar keşfetmeler
beğenmeler
bakmalar
dinlemeler
beklemeler
napsam diye düşünürken durup gülmeler
sıcacık mırıltılar
yok artıklar
suskunlugun huzuru
terliğin rahatlıgı
ve bundan vazgeçmeme
vazgeçememe
havanın bozulmasına bile üzülememe
bolca yemek yapma
nasılsa kilo verme
farkedince şaşırma
yanma ama kızarmama.))
bronz olma
dönmeye ilk defa üzülmeme
kökü nasıl olsa bendece yapmaca.)
fonza taşı
karpuzlu frozen
sahilde biraz
sahilde şezlong savaşı
"neyyyy".))
vb vb vb vb
.)))
bodrum
aspat
bodrum da balık
közlenmiş soğan
50lik bira
balık yanında rakı
mangal
yemyeşil bir bahçe
masmavi turkuaz hiçbirşeye değişilmeyecise bir deniz
arkadaşlar
arkadaş olmayanları anlamalar
anne
baba
annenin yemekleri
annenin sesinden seni anlaması
annenin yüzünde seni çözmesi
babanın seni merak etmesi
arkadasının senin için telaşlanıp şehirler uzağından azarlaması
güzel nişanlar
güzel nişanlılar
küçük zulalar
cici kediler
aşkım kedim
yaslanılan bir omuz
illede kırmızı şarap
tekne turları
kara ada da girilmeyen kükürt mağarası
yeni arkadaşlar
candan insanlar
ayıp telefon konusmaları
yazık insanlar
bozulan sinirler ama eğlenceden ödün vermeden sttr etmeler
tekne tepesinden atlamalar
sahile çıkarma yapmalar
mini etekler
yanmalar
kremlenmeler
atışmalar
ille de viskiler
buzlu meyveler
kötü olmayan limonatalar
yemek için birton yol tepmeler
herşeye değen yemekler
bitmeyen yolculuklar
deli gibi eğlenmeler
eğlenemeyenler üzülmeler ama çok.))
insanların kendinle aynı fikirde olmasına sen ağzını açmadan hemde şaşırmalar..
sevinmeler
yazık insanlara verilen değere acımalar..
topukluyla dansetmeler
farklı sahiller denemeler
maviye dalıp gitmeler
ızgara ahtopotun lezzeti
tatil planlarının tekrarı
dersten zevk almalar
hızlı yol almalar
şaşıranlara şaşırmalar
gözünü artık açma kararı almak
yeni parçalar keşfetmeler
beğenmeler
bakmalar
dinlemeler
beklemeler
napsam diye düşünürken durup gülmeler
sıcacık mırıltılar
yok artıklar
suskunlugun huzuru
terliğin rahatlıgı
ve bundan vazgeçmeme
vazgeçememe
havanın bozulmasına bile üzülememe
bolca yemek yapma
nasılsa kilo verme
farkedince şaşırma
yanma ama kızarmama.))
bronz olma
dönmeye ilk defa üzülmeme
kökü nasıl olsa bendece yapmaca.)
fonza taşı
karpuzlu frozen
sahilde biraz
sahilde şezlong savaşı
"neyyyy".))
vb vb vb vb
.)))
7 Temmuz 2008 Pazartesi
luwv
Verilmiş sözler birdi, edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek
Bir başka aşk sipariş edildi yeniden
Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında
Hangisi talandı demli öpücüklerin
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu
Soyulurmuydu kabuğu hayatın
Yoksa bütün vitamini kabuğundamıydı...
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek
Bir başka aşk sipariş edildi yeniden
Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında
Hangisi talandı demli öpücüklerin
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu
Soyulurmuydu kabuğu hayatın
Yoksa bütün vitamini kabuğundamıydı...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













