25 Mayıs 2012 Cuma

everybody knows that a broken heart is blind.

gözlerim kapalı
ama böyle bağlı
pis bir bezle
koşuyorum sanki öyle görmeden
çarpıp düşüyorum
ellerim önde
parmaklarım kırılıyor çarptığım yerlerde
ipin ucu kaçınca
her şey üst üste
kendi sözünü dinlemeyen biri gibi
kızgınlığımı bahane eden herkese
kırgınlığımı söylememekten memnun
mazoşistçe parmaklarımı yerine oturtuyorum
koşmaya devam ediyorum
bir sonraki duvara kadar
kolum kırılana kadar
omzum çıkana kadar
burnum kırılana kadar
dilimi ısırıp koparana kadar
kanla nefes almaya çalışırken boğulana kadar
kalk koş
kalk koş
acı yok
o kadar çok kirlendik ki
derini içeriden kesen kırık kemiklerin
pisliğini kesip havaya varamıyor
o yüzden kanını kimse görmüyor.

gülümse.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

'N sync day it is!

jacques your body

14 Mayıs 2012 Pazartesi

ideal anne oğul

terliksi

yollayamadığım mektuplar var daha
gidemediğim konserler
dinleyemediğim dırdırlar

hayat çok kısa
ya yetişemezsem sanki her şey çok hızlı
benimse yetişecek vaktim yok

"bence sen bir doktora git"

gel beraber gidelim
belki sana bir ilaç yazar beraber okulun arkasındaki parkta içeriz



eskiden cd çalarlar vardı
walkman ler
sony ikisi de
nereye koydum acaba birilerine mi verdim.

belkide kaybettim
etmesem onları da satardım 2 si 2 tl
kargo size ait
İstanbul içinde Anadolu yakasına gelirseniz elden teslim ederim.

disiplin şart
çocuk yapma isteği hastalığına falan sahipseniz ya da
prezervatif firmanızın dev bir kazığı olursa her şey
çocuğunuza enstrüman çalmayı öğretin
ya da resim yapsın
paranız boksa ata binsin
şaka şaka
paranızın bok olmasına gerek yok
sonuçta biz sosyalist bir ülkeyiz
herkese sağlık 
herkese binicilik dersleri
köşe başı halk havuzları spor salonları..
ama bunlardan birini yapın
disiplin şart
en iyi böyle
edinirler

benim 5 çocuğum var oradan biliyorum
"trust me I am an asshole."

insanın geçmişi olması için kocaman bir eve ihtiyacı var
olmazsa hafızaya
bende hiçbiri yok
dolayısıyla geçmişim de yok
unutulanlar sızlansın dursun.
en azından iyi anıları var kötüleriyle
ben arkama baktığımda
çöl toz toprak.




korkma ben varım diyen herkes
yanından yürüyüp gittiyse
sen bile geçip gittiysen
kime inanırsın artık
çağın hastalığı uyumsuzluk değil
çağın hastalığı inançsızlık

sözde mesihleri
götümden tanrılarıyla o kadar kirlettiler ki
inanç kelimesini
içi bomboş bir şey
anasına babasına bile inanmayan çocuklar
en güzel öğüt
bu devirde anana babana bile güvenmeyeceksin
sonra evlen iş kur çoluk çocuk

"o çocuk beni keser yalnız"
onlar nasıl laflar öyle?
"şş.. bak sende kesersin beni"
a-ah duymamış olayım
"bende keserim seni ha."
hadi oradan içtin mi sen.
cart




adana da çıldıran adam karısını çocuklarını..
mersinin manyakları antakyalı katiller
bir bildikleri var insanların sürekli kalkıp batıya geliyorlar
doğu sıcak
kafayı yer insan
herkes bir cinnet halinde.
hepsi gelsin burdakilerin hepsinide oraya yollayalım
oh mis

italyadan kalkıp buralara gelip çalışmak isteyen adam var
ne dersin sorana
ne dersin
ne der
gel derim
ne diyeyim

gel gidelim parka orada yersin
yaş cannola









polisler polisler
askıntısı terbiyesizi
babacan kılıklı orospu çocuğu
babacan kılıklı pezevengi
istisnaları kaideye sokup 
yeniçeri ocağıyla çarpmak lazım
o zaman hayalimdeki orduya sahip olacağım


daha izlemediğim ayaklanmalar var
asılmasını görmediğim insanlar
zaman çok az
ve yapmak için çok fazla şey var.

yüzemediğim sular dokunamadığım hayvanlar bitkiler
henüz almadığım yaralar var

daha kapısının altından not atmam gereken çok
ama çok
fazla kişi var


düşündüğün kadar çirkin değilsin
daha fazlasısın


misal.










bugün tatil günüm.
dün hastanede olmanın verdiği insanı izini kullanıyorum.
kendini öldürmeye çalışan insanları daha iyi anlıyorum artık
yada hastalık hastaları
ilgi açlığı feci bir şey olsa gerek.
ama acilin perdeleri bence bir 80 üstü çiftin evinin perdelerinden bile daha sıkıcı.

ölçü yok bugün
plan yok
yükseklik ve/veya duvarın dikey eğimi yok.
bugün tatilim
felix i veterinere götürmek istiyorum biraz toparlarsam 
onun dışında satılacakları yüklemeye başlayacağım sanırım.
yorulmak olmaz sonuçta.












if you don't give one the reason to believe in you , it will be more likely to avoid disappointment .
they say

11 Mayıs 2012 Cuma

ipim kuşağım sikim taşağım



may be the important part in life
is to take those moments of silence
like in a funeral despite all the crying and moaning
that silence of death which gives one a feeling
of being whole
may be the part i should have given up
was the part with being an emo
i wanted to laugh like hell that day
i didn't. i don't remember why
may  be it was not to be rude.
may be people who are thinking i am rude
should take a greater look at themselves
or may be they should just cherish the rudeness
it is not that easy as i show, you know.



dilini konuşmazsan özentisin
dilini konuşursan gevezesin
susarsan neyin var
susmazsan sorun nedir
durursan hadi koş
koşarsan ne acelen var
yorulursan ne yaptın ki
oturmazsan kal biraz soluklanalım
uyumsuzluk
çağın vebası değil mi?
zaman uyuşmazlığı
"senin için biraz daha erken/geç doğmak isterdim."
götüm isterdim.
sayın duygusal erkek sayın duygusal bayan
aranıza girip lafınızı balla bölüyorum
siz sevişmek için birbirinize kur dansları eder iken
afrika da çocuklar ölüyor.
evet bayım bu bayan için 14 şubatta aldığınız çikolatalar
binlerce hayat kurtarabilirdiniz o paralarla?
umurunuzda değil mi?
şaşırmadım benimde değil.
o zaman ben çocuklardan nefret ederim
bir adet tavuk kanadı
ama kömürde pişmiş
benim için yeni doğmuş bir bebekten daha değerli.

ne oldu
ben mi deliyim?
neden sex için çocukların ölümüne göz yummadığım için mi ben deliyim?
doğmayan çocuk ölmezde küçük hanım.
bencillik beyaz camın ötesinde bir şey






ne olduğunu kabul edersen
her şey
daha kolay
olacak.
etmediğin sürece.
uyuyacaksın ama dinlenemeyecek
yıkanacaksın ama temizlenemeyecek
sin.















you are only beautiful as the way I see you.


8 Mayıs 2012 Salı

poke

Let me hear you crying

4 Mayıs 2012 Cuma

be something, you love and understand

annem bana böyle öğütler vermedi
ben kendim buldum.

1 Mayıs 2012 Salı

weary

"That light we see is burning in my hall.
How far that little candle throws his beams!
So shines a good deed in a naughty world."

30 Nisan 2012 Pazartesi

adına aşk dediğimiz şehrin en yüksek..

önce 2 yumurtada 1 buçuk su bardağı şekeri eritiyoruz
hiç kıtırtı kalmayacak şekilde erimesi lazım
sonra kakao muzu ekliyoruz ve 1 çay bardağı sıvı yağ
karıştırmaya devam
1 buçuk su bardağı sütü de ekledikten sonra
unumuzu eklemeden bir güzel karıştırıp
1 su bardağı karışımımızı daha sonra kullanmak üzere bir kenara ayırıyoruz

şimdi önce 1 buçuk su bardağı unumuzu ekleyerek karıştırmaya devam
mikser ise en yüksek devir
elinizle çırpıyor iseniz bileğe kuvvet
1 paket kabartma tozu
karıştırmaya devam
sonrasında 1 su bardağı un daha ve 1 paket vanilin
son bir kez hızlıca karıştırıyoruz
ve kalıbımıza döküp fırına atıyoruz.

pişmesini kontrol edin bıçak olur, bakarak anlarsınız
bilemem
ama olduktan sonra çıkartıp soğumasına izin vermeden
istediğiniz şekilde dilimleyin ve önceden ayırmış olduğunuz
karışımı ister mevcut şekliyle isterseniz sütle arttırarak
kekin üstüne dökün iyice emsin.
buyurun afiyet olsun.

28 Nisan 2012 Cumartesi

gençlik

yorgun a.q.

başkalarına gülsem de
senden uzak kalsam da
sevmediğini bilsem de.




27 Nisan 2012 Cuma

Boom Nite.

kafamın içinde
bana yapmam gerekenleri hatırlatan
beni sürekli dürten
hafif hafif rahatsız eden
bir şey var
mekanizma
buna rağmen
25 yılda nasıl bir beceri geliştirdim ise
mükemmel bir şekilde
gözardı edebiliyorum.







24 Nisan 2012 Salı

çok mu sikin de? diye sorarlar adama





Oh, your fighting got you nowhere
If nowhere's here with you, all I'm asking
And you could fight forever
But if you killed them all, you'd never will

So, give me your surrender
There are other ways to kill the pain
But then it would never mend you
It's like trying to dry your eyes in a pouring rain?

naaaa na na naanaanaaaaaa

23 Nisan 2012 Pazartesi

misal

Belki de sigara içmek gibi bir şey
Ben hiç içmedim bilmiyorum ama herkes hep aynı şeyi söylüyor
Onların yalancısıyım
Belki su gibi yemek gibi nefes almak gibi
Belki artık tamamen otomatik


Konu aşk meşk değil
Konu insanın insanla imtihanı
Yorgunluk başka insanlardan değil
Yorgunluk kendinden belki
Çünkü hep aynı hava bu nefes
Ve rollerin verildiği kişiler seçilse de
Senaryoya hakim değil kimse
Ve sadece kimse sıkılıp gitmesin diye
En azından sık sık olmasın bu diye
Unutmak diye bir şey var
Küçük bir parça
Birazcık

Ama unutma
Ben unutmuyorum
Belki sadece bir şeyleri beklemek için
Tekrar bir şeylere çalışmak için
Çalışırken düşünmek için
Düşünmemek için çalışmaktan öteye geçmek için

Hayat komik aslında biz komik yaptıkça renkli bile
Ama renkler çamura dönüyor geceleri
Ruh açlıkları vücutla karışır hale geliyor
Otomatik kontrol
Nefes almayı düşünürsen kapanır
Nefes alamazsın
Unuttuğun zaman tekrar başlar hayat
O yüzden birazcık unutmak

Aklımın iplerinin hepsinin ucunda fikirler var
Tilki kuyruğu aslında saçlarım
Saçlarımı çekince bütün hepsi kafa tasımın içine
Yapışıyor.
Beynimi param parça ediyorlar.
O filmdeki sahne gibi.. insanları kesmişlerdi ya tellerle.

Sevilmeyen yerler
Ön yargılar
Ön yargıların haklı çıkması


Haklı olmanın dayanılmaz sıkıntısı.
Artık haksızım diye bağırmak istemek.


Belki duymak için.

16 Nisan 2012 Pazartesi

Go see

Yeah, I go see, I go see.

Nobody sees me.







"Ah, piece of meat, come here.

Show me your bag."







And they stick their finger in you.







"I just wanna taste your temperature."







Go see, go see, go see,

go see somebody else.







I ain't no good at this.

I ain't no good at this at all.







But even if you are good at it,

what, exactly, are you good at?

15 Nisan 2012 Pazar

Life s hard..

"Oh, Mars is a planet

where life's different...

13 Nisan 2012 Cuma

Stay tonight

Good morning
Are you alone today?
I am burning. Can i call u later and say;
I will wait for you
even though you are with another girl.

2 Nisan 2012 Pazartesi

sis,gece ve bizim çocuklar

hayat durdu.
ben artık yaşamıyorum.
zaman akmıyor.
sebebi yok.
öyle süslü hikayeler
büyük prodüksiyonlar
yok.
varsa da ben hatırlamıyorum.
çok eskiden belki.
ama hayat durdu
akmıyor
sıkıcı
donuk
hep aynı sis.
herkes hava ne güzel dışarı çıkalım diyor.
ben sadece sis pus görüyorum camdan baktığımda.
genede gidiyorum bazen.
çıkıyorum dışarı
hava nemli.
burnumu yakan bir tadı var
sevimsiz.
çürük.
bozuk.
gülüyor herkes.
çok keyifliler
bende gülüyorum bozuntuya vermemek için
boğazım da yanıyor bu sefer.
sonra geri geliyorum.
gözlerim hala perdeli
sanki sudayım
ama yüzmeyi unutmuşum.
hareket ederken çevremdeki hava kulak memesi kıvamında
hissedebiliyorum.
hayat durdu.
gittiğimiz bir yer yok artık.
planlar yok.
içine saklandığım bütün şarkılar dinlendi
yerim hepsinde tek tek tespit edildi.
bütün kitaplar okundu hangi karakter olduğum afişe oldu.
son yıllarda
beklediğim tüm o günler
şu güne kadar
şu gün için
hepsinin anlamı soldu.
büyüyorum dedim
yeni günler gelir.
gelmedi.
gün yok
amaç yok
hayat
akmıyor
plan yok.
hayat artık.
zamanın akışından ibaret.
başarım
başkalarının diline pelesenk olmuş
onlardan onlar memnunlar.
benim için bir anlamı yok.
durduk.
ama bir şekilde yürüyorum.
yol.
sisli.